Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Öğrenci affı düzenlemesinde detaylar netleşti

Öğrenci affı için hazırlanan düzenlemede sona yaklaşılırken, Temmuz öncesi ve sonrası için iki ayrı formül üzerinde çalışıldığı bildirildi.

Öğrenci affı için hazırlanan düzenlemede sona yaklaşılırken, Temmuz öncesi ve

Üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere yönelik öğrenci affı düzenlemesinin hazırlık sürecinin sonuna gelindiği açıklandı. Hazırlanan kanun teklifi taslağında, önceki af uygulamalarına göre daha geniş kapsamlı ve daha sade başvuru şartları içeren bir model önerilmektedir.

Düzenlemenin, eğitim hayatı yarım kalan öğrencilere yeniden üniversiteye dönüş imkanı sağlaması hedeflenmektedir. Çalışmada, kapsamın genişletilmesi ve başvuru sürecinin kolaylaştırılması öncelikli konular arasında yer almaktadır.

Temmuz öncesi ve sonrası için iki formül masada

Taslak çalışmada, Temmuz öncesi ve sonrası üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler için iki ayrı senaryo üzerinde durulmaktadır. Buna göre, Temmuz sonrası ilişiği kesilen öğrenciler için aftan yararlanma konusunda herhangi bir şart aranmayacak.

Temmuz öncesi ilişiği kesilen öğrenciler açısından ise yalnızca daha önceki aflardan yararlanmamış olma şartının getirilmesi değerlendirilmektedir. Böylece düzenlemenin kapsamı, öğrencilerin ilişik kesme tarihine göre farklılaştırılmış bir yapıda şekillenmektedir.

Düzenlemenin kapsamı milyonları etkileyebilir

Sadece Temmuz sonrası dönemi kapsayan sınırlı bir düzenleme halinde yaklaşık 1,5 milyon kişinin aftan yararlanabileceği öngörülmektedir. Bu grubun içinde en az 190 bin kişinin yeniden üniversiteye dönebilmesi beklenmektedir.

Kapsamın Temmuz öncesini de içine alacak şekilde genişletilmesi halinde ise potansiyel yararlanıcı sayısının 7,5 milyona kadar çıkabileceği ifade edilmektedir. Bu durum, düzenlemenin Türkiye’de şimdiye kadar gündeme gelen en kapsamlı öğrenci affı örneklerinden biri olabileceğini göstermektedir.

Etki analizi yapılacak

Düzenlemeye ilişkin kapsamın netleştirilmesi sürecinde bir etki analizi çalışmasının da yapılacağı belirtilmektedir. Böylece hem potansiyel başvuru sayısının hem de üniversiteler üzerindeki olası yükün daha somut biçimde ortaya konulması amaçlanmaktadır.

Etki analizinin, hangi formülün uygulanacağı konusunda belirleyici başlıklardan biri olması beklenmektedir. Özellikle geniş kapsamlı bir affın yükseköğretim sistemi üzerindeki yansımalarının ayrıca değerlendirileceği anlaşılmaktadır.

Yarı süre ve mali durum şartı taslakta yer almıyor

Önceki öğrenci affı uygulamalarında yer alan bazı kriterlerin bu kez taslak dışında bırakıldığı ifade edilmektedir. Buna göre, mali durum şartı ile eğitimin belirli bir kısmını tamamlama anlamına gelen yarı süre şartı yeni düzenlemede aranmayacaktır.

Bu yaklaşım, daha geniş bir öğrenci kitlesinin aftan yararlanmasının önünü açabilecek bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Taslağın bu yönüyle, geçmişte eleştirilen uygulama kriterlerini sadeleştirdiği görülmektedir.

Yüksek lisans ve doktora öğrencileri kapsam dışında tutulacak

Hazırlanan çerçevede düzenlemenin yüksek lisans ve doktora öğrencilerini kapsamayacağı ifade edilmektedir. Bu haliyle af düzenlemesinin, ağırlıklı olarak ön lisans ve lisans eğitimini yarıda bırakan öğrencileri doğrudan ilgilendireceği belirtilmektedir.

Böylece kapsam, üniversite eğitiminin temel kademelerinde ilişiği kesilen öğrencilere odaklanmış olmaktadır. Düzenlemenin, lisansüstü eğitim yerine daha geniş öğrenci tabanını hedef aldığı görülmektedir.

Düzenleme yaz ayları öncesinde yasalaşabilir

Taslağa son şeklin verilmesi amacıyla geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir toplantı yapıldığı bildirilmektedir. Toplantıya AK Parti Grup Başkanlığı, YÖK yetkilileri ve düzenleme üzerinde çalışan milletvekillerinin katıldığı aktarılmaktadır.

Görüşmede kapsam, şartlar ve teknik ayrıntıların ele alınarak taslağın son halinin verildiği belirtilmektedir. Kanun teklifinin nisan ayı sonunda TBMM’ye sunulması ve sürecin hızla tamamlanarak düzenlemenin yaz aylarına kalmadan yasalaşması beklenmektedir.

Üniversitelerde yoğunluk beklentisi öne çıkıyor

Düzenlemenin hayata geçmesi halinde üniversitelerde özellikle idari ve akademik süreçlerde yoğunluk yaşanabileceği değerlendirilmektedir. Kayıt işlemleri, ders saydırma, intibak süreçleri ile yatay ve dikey geçiş başvurularında belirgin artış olabileceği ifade edilmektedir.

Uzun süredir eğitim hayatının dışında kalan öğrenciler açısından akademik uyum sürecinin de önemli bir başlık olacağı belirtilmektedir. Bu nedenle affın yalnızca kayıt aşamasında değil, öğrencilerin yeniden sisteme dahil edilmesi sürecinde de etkili olması beklenmektedir.

Düzenlemenin eğitim ve iş gücü piyasasına etkisi tartışılıyor

Öğrenci affının yalnızca yükseköğretim alanında değil, iş gücü piyasası üzerinde de etkiler yaratabileceği değerlendirilmektedir. Eğitimini yarıda bırakan gençler için ikinci bir fırsat doğması halinde, orta vadede üniversite mezunu sayısında artış yaşanabileceği öngörülmektedir.

 

KAYNAK: Haber Merkezi