Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Evi nasıl aldıysan öyle bırak” uygulaması sona mı erdi, kiracı ve ev sahibini hangi değişiklikler bekliyor?

Kiracılar için tahliye sürecindeki boya-badana tartışmasına Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar geldi. Yetkililer, doğal kullanım sonucu oluşan yıpranmaların kiracının sorumluluğunda olmadığını belirtirken, ev sahiplerinin sırf boya gerekçesiyle depozitodan kesinti yapamayacağını vurguluyor.

Kiracılar için tahliye sürecindeki boya-badana tartışmasına Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar

Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen kira fiyatları, tahliye davaları ve depozito anlaşmazlıkları kiracı ile ev sahibi arasındaki gerilimi artırırken, evden çıkış sürecinde yaşanan boya-badana tartışmaları da yeniden gündemin merkezine oturdu. Özellikle kiracının tahliye sırasında evi yeniden boyatmak zorunda olup olmadığı konusu hem sosyal medyada hem de hukuk çevrelerinde en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi.

Yargıtay’ın verdiği emsal karar ise bu tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Hukukçulara göre artık yıllardır dile getirilen “Evi nasıl aldıysan öyle teslim et” anlayışı tek başına yeterli görülmüyor.

“Doğal Yıpranma Kiracının Sorumluluğu Değil”

Yetkililer, kiracının yalnızca kötü kullanım sonucu oluşan zararları karşılamakla yükümlü olduğunu, zamanın doğal etkisiyle meydana gelen yıpranmaların ise kiracının sorumluluğunda değerlendirilemeyeceğini belirtiyor.

Uzun yıllar aynı evde yaşayan kiracılar çoğu zaman tahliye sırasında “evi boyatıp teslim etme” baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Ev sahipleri ise çoğu durumda depozitoyu eksik ödemek ya da hiç geri vermemek için boya-badana masrafını gerekçe gösterebiliyor.

Ancak hukukçular, kira sözleşmesinde “boyanarak teslim edilecektir” şeklinde bir ibare yer alsa bile bunun tek başına kiracıyı boya yaptırmak zorunda bırakmayacağını ifade ediyor.

Türk Borçlar Kanunu Ne Diyor?

Uzmanlara göre Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesi kiracının sorumluluk sınırlarını açık şekilde belirliyor. Buna göre kiracı, evi olağan kullanım çerçevesinde kullandıysa zamanla oluşan boya solmaları, küçük çizikler, tavan kirlenmeleri veya parkelerdeki matlaşmalardan sorumlu tutulamıyor.

Bu tür durumlar “doğal yıpranma” kapsamında değerlendiriliyor ve ortaya çıkan tadilat ile boya masraflarının ev sahibi tarafından karşılanması gerekiyor.

Yetkililer, yalnızca “hor kullanım” olarak değerlendirilebilecek durumlarda kiracının sorumluluğunun doğduğunu vurguluyor. Örneğin duvarların kasıtlı şekilde zarar görmesi, büyük kırıklar oluşması veya taşınmazın özen yükümlülüğüne aykırı biçimde kullanılması halinde ev sahibinin zarar talep etme hakkı bulunuyor.

Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde Karar

Konuya ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin verdiği emsal kararda da dikkat çeken ifadeler yer aldı. Kararda, kiracının sözleşmeye uygun kullanım sonucu oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamayacağı açık şekilde belirtildi.

Yargıtay kararında, kiracının yalnızca kötü kullanım nedeniyle ortaya çıkan zarar ve hasardan sorumlu olduğu vurgulanırken, doğal kullanım sonucu oluşan boya ihtiyacının otomatik olarak kiracıya yüklenemeyeceği ifade edildi.

Böylece tahliye sırasında boya-badana yapılmasının zorunlu olmadığı yönündeki görüş daha da güçlenmiş oldu.

Depozito Kesintilerine Karşı Yasal Hak Var

Uzmanlar, ev sahibinin boya bahanesiyle depozitodan haksız kesinti yapması halinde kiracıların yasal haklarını arayabileceğini de hatırlatıyor.

Yetkililer, haksız kesinti durumunda kiracıların E-Devlet üzerinden ya da doğrudan icra takibi başlatarak depozito alacaklarını talep edebileceğini belirtiyor.

Özellikle son dönemde artan kira krizinin gölgesinde yaşanan bu tür anlaşmazlıklar, kiracıların yalnızca yüksek kira bedelleriyle değil, tahliye sürecindeki ek masraf talepleriyle de mücadele etmek zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

Uzmanlardan Uyarı

Hukukçular, hem kiracıların hem de ev sahiplerinin mağduriyet yaşamaması için kira sözleşmelerinin yasal çerçevede hazırlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Tarafların haklarını iyi bilmesinin, tahliye sürecinde yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçeceği ifade ediliyor.

KAYNAK: Haber Merkezi