Yozgat Bozok Üniversitesi bünyesinde yürütülen “Endüstriyel Kenevir” alanındaki ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik önemli AR-GE faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Üniversitenin laboratuvarlarında yürütülen çalışmalarda, kenevir lifleri ve kıtıkları kullanılarak farklı polimer esaslı kompozit malzemeler geliştirilirken, bu malzemeler ileri üretim teknolojileriyle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor.
Üniversitenin AR-GE laboratuvarlarında sürdürülen çalışmalarda filament üretimi, üç boyutlu yazıcı teknolojileri, pres kalıplama ve enjeksiyon kalıplama yöntemleri kullanılarak çok sayıda prototip ürün üretildi. Geliştirilen biyokompozit malzemeler sayesinde biyobazlı hammadde kullanımının artırılması ve petrol türevi plastik kullanımının azaltılması hedefleniyor.
Projeler kapsamında kenevir katkılı filamentlerden üç boyutlu baskı yöntemiyle dekoratif ürünler, saksılar ve çeşitli tasarım ürünleri üretildi. Ayrıca enjeksiyon kalıplama yöntemiyle mobilya aksesuarları ve farklı teknik parçalar geliştirildi. Dış mekân kullanımına uygun kenevir katkılı kompozit profillerden ise kamelya, oturma alanları ve panel uygulamaları hayata geçirildi.
Üniversitede yürütülen çalışmalar; sıfır atık, döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda doğal liflerin sanayiye kazandırılması açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Endüstriyel kenevirin hızlı yenilenebilir biyokütle kaynağı olması, düşük karbon ayak izi sunması ve kompozit üretiminde alternatif bir takviye materyali olarak kullanılabilmesi sürdürülebilir üretim anlayışına önemli katkılar sağlıyor.
Çalışmayı yürüten Boğazlıyan Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Kılıç, biyokompozit ve eklemeli imalat teknolojileri alanındaki çalışmalarla hem akademik üretime hem de sürdürülebilir malzeme geliştirilmesine katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Kılıç açıklamasında, “Endüstriyel kenevirin doğal lif yapısı ve çevreci özellikleriyle sürdürülebilir üretim teknolojileri açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Üniversitemizde yürüttüğümüz çalışmalarla keneviri yüksek katma değerli biyokompozit ürünlere dönüştürmeyi ve çevre dostu üretim süreçlerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz kenevir katkılı filamentler ve kompozit malzemeler sayesinde hem yerli kaynakların değerlendirilmesine hem de petrol türevi plastik kullanımının azaltılmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kenevir esaslı kompozit malzemeler üzerine yürüttüğümüz AR-GE faaliyetlerini yalnızca akademik çalışmalarla sınırlı tutmuyor, aynı zamanda sanayi iş birlikleriyle ticarileştirilebilir ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
